Günümüzde göçmen olmak küçülen dünyada,çetrefilleşen yaşamda doğal bir süreç neredeyse.İnsanların doğdukları, bulundukları yere hapsolmak zorunda kalmaması,uygun durumlarda başka ülkelere,coğrafyalara gitmeleri sık rastlanır ve anlaşılır bir durum.
Yeni de değil,hep vardı.Günümüz koşullarında,kaygı veren ve itiraz edilen özellikle Türkiye için,bunun kontrolsüz bir sürece dönüşmesi.
Savaştan kaçan insanlara kucak açmak,daha iyi bir yaşam peşinde koşanlara olanak tanımak,etnik kimliği nedeniyle yer değiştirmek zorunda olanı kabul etmek belli koşullar ve sınırlar dahilinde olmak kaydıyla son derece insancıl,doğal.
Bunun yanında bilinçli bir şekilde demografik yapıyı değiştirmek,siyasi emellere hizmet edecek kontrolsüz göçe izin vermek,göç alan yerdeki nüfusun hassasiyetlerini göz ardı etmek v.b tutumlar bu konuya bakış açısını olumsuz etkiliyor ve sonuç olarak herkese zarar veriyor.
Bir başka bakış açısıyla aslında herkes göçmen değil mi? İnsanoğlu,dünyayı pay etmeyi,kendine sınırlar çizmeyi, diğerini ötekileştirmeyi kendisi uydurmuş değil mi? Bugün var,yarın yok yaşamda aşırı sahiplenme,kendini fazla önemseme, değerler yaratıp ayrışma işte geldik gidiyoruz dediğimiz dünyada ne kadar geçerli ve anlamlı?…










