Elit

Bir kişi,bilimden,sanattan anlıyor,seviyor, önemsiyor;falanca üniversitede okumuş,filanca hobiye sahip diye elit (seçkin) olarak niteleniyorsa bundan ancak gurur duyabilir.
Elit denen kişi kendi özellikleri nedeniyle başkasını küçümsüyor,aşağılıyor,hakir görüyorsa o zaman gerçekte elit değildir, olsa olsa züppedir,hazımsızdır,çiğdir.
Bizde yapıldığı şekilde toplumun seçkin tabakası suçlanıp kötülenip hor görüleceğine sahip oldukları özelliklerin yaygınlaşmasına çalışılsa toplumun gelişimine hizmet edilmiş olur.
Ayrıca,ağzı kokmayan,deodorant kullanan,dişini fırçalayan,kibar davranan,kitap okuyan,sinemaya-tiyatroya giden,kaliteyi önemseyen kişiler elit diye tanımlanmazsa iyi olur,çünkü bunlar modern bir insanın doğal özellikleri olmalıdır.
Elitler ile dalaşılacağına küfürü engellemek,temizliği önemsemek,kadına saygı duymak,aracı yobazları devre dışı bırakmak,gelir adaletini sağlamaya çalışmak v.b hedeflenebilir.
Buralarda,bin yıllık kalkınma planının bir parçası olabilir!…

Robot pezevenkleri

Robot istihdam ajansı kurarak insanlığa hizmet ettiğini anlatmaya çalışan birisinin röportajını sonuna kadar dinlemeye dayanamadım.
İnsana değer katmayan rutin işlerin robotlar tarafından yapılması sağlanarak sözüm ona insanlığa hizmet edilecekmiş.
Pek tabii ki bunun insanlar için işsizliğe yol açmayacağı yalanı da araya sokuşturuluyor.
İnsanın insandan daha ziyade bir düşmanını yaratmak için gayet cüretkâr davranıyorlar ve bu tipler ileride kendi işlerini de ellerinden alacak o yaratıkları doğurmak için adeta çırpınıyorlar.
Bu dünyaya çocuk getirmeyin.
Onu da robotlar yapacak yakında.
Git gelli rutin işler erbabı robot ana baba.
Ve onların pezevenkleri cirit atıyor etrafta.

Eden bulur

Çocukluk ve gençliklerini ülkenin yokluk dönemlerinde ve çoğunlukla her açıdan savaş ortamlarında geçirmiş ninelerimi, dedelerimi hatırlarım,tabaklarını ekmekle sıyırır,şakasını yaparlardı,o kadar temiz ki artık tabağı yıkamaya gerek yok direkt rafa kaldırın diye.
Biz onları görerek hep dikkat ettik. Tabağımıza konan yemekleri bitirmeye, ziyan etmemeye özen gösterdik.Onlar gibi ekmekle sıyırıp tertemiz yapmadık belki biraz da ayıp karşılanır kaygısıyla.Tutumluluğun,ziyan etmeme özeninin nesi ayıpsa?… Ne de olsa tabağında bırakılan yemeğin ardından ağlayacağına inandırılmış bireylerdik.
Şimdilerde bırakın çocukları,yetişkinliğe yüz tutmuş gençlerin tabakta bıraktıklarını gördükçe onunla bir insan doyar diye düşünüyor,bazen bunu dillendiriyor ve çoğunlukla alaya alınarak cezalandırılıyoruz.Tabaktaki yemeğin kalan iki üç kaşığını bitirmeyi zul gören,bir bardak suyu dibine kadar içmeyip yarım yudum bırakmayı alışkanlık haline getiren bu neslin ettiklerini bulduğunu görecek kadar yaşamayız umarım.
Biz görmeden göçüp gitsek de unutulmasın ki Allahın sopası yok.

Kurucu değil kırıcı; kayyım değil kıyım

Bu oyunları oynayan faşist yobaz takımı zaten  cehennemin dibine…
Siyasi rakibi olan iktidar tarafından kendi partisine kayyım olarak atanmasını sorun  görmeyip şimdiye kadar beş para etmemiş siyasi hırsı uğruna varmış gibi gözüken  prensiplerden kendini soyutlayanları içinde barındırdığı anlaşılan siyasi oluşuma halk artık nasıl güvenecek de oy verecek?
Cumhuriyeti temsil yetki ve yeterliliğini çoktan kaybetmiş iktidarın iktidarsız kopyası kendini yok etmenin önüne geçemedi,buna çanak tutanlara,tevessül edenlere o ya da bu nedenle direnemedi.
Atatürk bu iktidara meydanı zaten bırakmaz,bu muhalefeti görse memleketten kovardı. Kurucu parti mirasyediliğini bırakıp siyasetten çekilin, yerinize yobazlarla hakkıyla mücadele edecekler varsa onlar gelsin. Yoksa şerefsiz muhteris olmaktansa hep birlikte ölelim daha iyi…

Namus ve TÜİK

2021’de bunu yazdığımda ederini bildirseydi ah o namussuzlar çok daha ucuza patlayacaktı. Bunu da hesaba katmış olmalılar ki ederleri yaklaşık 6 kat arttı,o da TÜİK hesabına göre ve aynı namussuzluk seviyesinde kalmış olmaları varsayımıyla ki mümkün değil zira namussuzluk artışı çok fena parabolik,onu da düşük gösteriyordur TÜİK!…

bak
(kardeşim/hemşerim/ayıbını bildiğim/ne halt ettiğini farkettiğim)
namuslu ol diye
para vereceğim.
yalnız bir kerelik olacak
o yüzden ederini
iyi belirle
şimdi söyle
namuslu olmak
kaç para sende?…

Sessiz sessiz

Bienalin sloganı: “Gölge varsa ışık vardır.”
Hayatınki de insan varsa ümit vardır olsun.
Mesajlar derin,mekanlar eşsiz…
Anlaşılır ki bir siluetten ibaret değilsin.
İşte o an hem akla hem gönüle kazınmayı hakedersin.
Sessiz sessiz…

20 yaş çocukları

Yirmi yıl önce hayatımıza renk geldi, şenlendik,gönendik.Bugün haklı gururunu yaşamaya devam ediyoruz.Varlıklarıyla yaşama tutunuyor,iyi olmalarını diliyoruz.

Beklediğimiz bir sıcak sohbet, biraz saygı,biraz sevgi.

Gizli kalan değil,dışa vurulan,yaşanan,yaşatılan,gösterilen…

Aynı döneme denk gelmek

Cem Yılmaz film ve dizilerini sevmemin en önemli nedenini onları dümdüz bir film izler gibi izlemenin yeterli olmaması,damara direkt zerkedilen bir sıvıdan ziyade insanı sarhoş eden bir düşünce dünyasına salıvererek hazzı birkaç katına çıkarması olarak tanımlayabilirim.
Eminim,önemli bir kesim bu ne ya diyordur, bazıları anlar veya beğenir gibi yapıyor, yüzeyde geziyor,bir kısım ise kolayından çok küfürbaz ve fazla argo bulup kaçıyordur.
Böyle bir zeka,kurgu,matematik,hiciv, ifade yeteneği eşsizdir.Dönemine denk gelmeyip sonra yaşasam geçmişe hayranlık besleyerek izlemeyi kabul edebilirdim, ancak önce yaşayıp dönemi yakalayamamayı ve böyle bir şöleni hiç görememiş olmayı arzu etmezdim doğrusu.

Diyalog müzesi

Bugün evlatlarla hayattaki en gerçekçi ve zorlu empati deneyimini birlikte yaşadık.
Diyalog müzesinde “Karanlıkta diyalog” etkinliği ile bir saatliğine görme engellilerin günlük yaşamda ne gibi zorluklar yaşadığını birebir deneyimledik. Bir saatin sonunda bizi birazdan aydınlığa çıkaracağını söyleyen görme engelli rehberimizin yerine kendimizi koyarken ve geride karanlığı bir hayat boyu sahiplenmek zorunda olduklarını bilirken oradan ayrıldığımıza sevinemedik. Zihinlerdeki ve kalplerdeki karanlığın çok daha zorlu ve katlanılmaz olduğunu onun koşullarını deneyimlerken sohbetinin tadından çok iyi anladık.