İki yılda bir sağlık raporu,yeterlilik sınavı,güç zehirlenmesine karşı tekrarlanan aşı,bir de arada bir yerlere vurdu mu başı diye kontrol edilmeden yönetemez diye yasa çıkarın,ister müstakil ister torba,ister akıl baliğ ister zorba,istisnasız uygulayın,düzelir işler.
hani ne yapsa dikiş tutmuyor halleri olur ya,terzi kendi söküğünü dikemez, dikmesini bilmez… boşa koysan dolmaz,doluya koysan almaz,bırakmayı bilmez,erken ve acele tarafından bir tekme ister!… düzelteyim derken bozar,rahmetli dedem ne güzel söyler,altına yapıp üstüne oturur,sıçtı sıvadı misali,olan kime oluyor sence,ey ahali?…
Haber editörlüğü hiç olmadığı kadar kötü durumda.Artık,imla ve yazım yanlışlarını,cümle düşüklüklerini,yazılan ifadenin anlaşılamamasını bile geçtik.
Haberin başlığı ile içeriği birbirini tutmuyor.Atılan başlık ile haberin içinde olan bilgi birbiriyle eşleşmiyor.Zaten tıklanma sayısını arttırmak için abartılı, merak uyandıran,sıra dışı haber başlıklarına alıştık.
Geçen gün ilginç bir haber okudum.Aile diş hekimliği uygulaması başlayacak,iki ilde pilot uygulama yapılacak diye. Haberin içine girdim,hangi iller öğrenmek istedim,bu bilgi yok.Bir sürü eveleme,geveleme.Bu sadece bir örnek, böylesi gırla.
Zaten uzunca bir süredir toplu haberleri takip ettiğim ortak haber sitesinde ayrıştırmış olduğum kaynakları bile kontrol ederek haber okuyorum. İçine girdiğinde yeterli bilgi bulamadığım kaynakları eliyorum.Ancak,bu durumda elde bir iki kaynak ya kalıyor ya kalmıyor,yetiyor mu yetmiyor.
Ömür boyu güldürdü. Allah’ta onu güldürsün. Bu dünyada kayırıp öte yanda cennetine alarak… Gülerken düşündürdü. Biz biz olduysak,biraz da ondan feyz alarak… Üzülse candan parça kopar desek abartı sanırlar. Hayata anlam katanlardan desek belki inanırlar. Aşk olsun Metin Akpınar.
Röportaj,söyleşi yapan kişilerin ikinci işlerini okumak/izlemek için kendimce çok önemli bir şartım var.
Sorular direkt,hedefe yönelik,kısa ve öz olacak.
Bir çok kişi öyle soruyor ki sanırsın, ansiklopedi yazıyor,cevabı verecek kişiye söyleyecek bir şey bırakmıyor,duygu ve düşüncelerinize katılıyorum demekten başka…
Hatta çoğu zaman artık ne soracağı belli,kendisine sorulan kişi bunu anlıyor, cevabı hazır,ancak ne mümkün soranın cümleleri bir türlü bitmek bilmiyor.
Bunu,insanların kendini gösterme arzusu olarak yorumlamak mümkün, yoksa egolarına mı yenik düşüyorlar, konuşmayı,soru sormayı bilmeme ihtimalini düşünmek bile istemiyorum.
Devlet nimetlerinden nasiplenmeyi on yıllarca bekleyip gücü ele geçirince hamuduyla götürmekte hiç çekince görmeyen şu aç gözlü sahte müslümanlar ortalıktan çekilse de insanca,adil,çağdaş, barış ve hoşgörü içinde yaşamaya başlasak.
Bu arada,vakti zamanında devleti,milleti için azını,kendi ve çevresi için çoğunu yaparak bu müptezellere zemin hazırlayanlar ve onların takımı da ortalıktan çekilmiştir,halâ ortalarda dolananlar varsa fazlasıyla dersini almıştır diye umalım.
Bu millete asalak ve yağdanlıklardan artık gına geldi.Bu döneme denk gelen şanssız bireylerin kaldıysa biraz ömrü onu da layıkıyla,özgürce,en azından emeğinin karşılığını alarak ve kazanımlarını koruyarak yaşamak kısmet olsun.
Bu milletin akıllı,vicdanlı,namuslu her bir ferdi dünyada kendisine çektirilenle cennette dört başı mamur bir locayı çoktan hak etti.
Artık itiraz,ses yükseltme,karşı çıkma zamanı geldi,geçiyor.Hesapta yaşam tarzına karışmayanlar müziği,konseri, oyunu,gösteriyi,festivali sudan sebeplerle kafasına göre yasaklamaya,iptal etmeye başladı.
Ses çıkmazsa yarın çok geç olacak ve normalleştirilen durum yaygınlaşacak, hatta karşı çıkmak anormal sayılacak.
Başta sivil toplum kuruluşları,sanat kurumları,sanatçılar ve tabii ki halk buna karşı durmalı.
Ben yazıyorum,daha çok dinliyorum, izliyorum ve ses veriyorum.Halktan biri olarak katılıyorum,destekliyorum.Daha fazlası için toplu bir itiraz bekliyorum. Bir gezi ruhu daha lazım,üstelik bu sefer durdurana kadar değil,kovana kadar.
Torun sevgisinin altında yatanları eşelemeyi sevmişimdir hep.
Son derece doğal bir sevgi tabii ki. Çocuğunun çocuğu demek,nesil devam ediyor,dünyaya bıraktıkları artıyor ve sürüyor demek.
Sevginin kıyaslanması söz konusu değil ama hani neredeyse kendi çocuğundan daha fazla sevip benimsemenin de bir açıklaması olmalı.
Çocuğuna çoğunlukla daha erken yaşlarda sahip olan birey tüm fedakarlıkları yapmakla ve ona sonsuz bağlanmakla birlikte henüz kendisi için de normal şartlarda biçilmiş uzun bir ömür olduğunun bilincinde.Toruna sahip olduğunda ise çoğunlukla daha az ömrü kaldığının ayırdında.
Çocuğa sahip olunduğu zamanki acemilik,telaş toruna sahip olunduğunda yerini daha çok bilgeliğe,ustalığa bırakmış durumda.
İşte bu yeni can,ömrün geçtiğinin farkında olan için hayata tutunmanın, ona bağlanmanın son derece kuvvetli bir sebebi.
Yanı sıra,yaşamın getirdiği tecrübeyi sınamanın,bilgeliği doyasıya yaşamanın kaynağı.
Görece daha az sorumlulukla daha fazla sevginin karşılığı torun.Kim istemez?
(Duygusal yazıyı sulandırmadan bitirmek için çabaladım,galiba başaramayacağım.)
Çocuklarını çok sevmek ve onlardan vazgeçememekle birlikte hani neredeyse acaba direkt torun sahibi olunamaz mıydı diye düşündürdüğü de olmuyor değil hayatın bazı evrelerde…
Ülkenin yüz akı iki spor kulübü. Biri kadınlar voleybolda içeride,dışarıda kupalara ambargo koymuş,diğeri erkekler basketbolda aynı şekilde başarılı.Çoğunlukla kazanıyorlar, kazanamasalar da yarıştıkları her kulvarda en azından finaldeler. Tutarlı,istikrarlı,sürekli başarı.
Bir spor kulübü için kalıcı başarı nasıl sağlanır diğer bütün kulüpler tarafından incelenmeli.Seyirci desteği kısıtlı olmasına rağmen daha çok seyirciye sahip bir çok kulübü başarı anlamında geçmiş durumdalar.Türk sporunun marka değeri oldular.
Kurumsal yapılaşma açısından rekabet ettikleri kulüplere karşı devlet kaynaklı bazı avantajları var,ancak bu sportif başarının tek açıklaması olamaz.
Ön planda,görünürde Vakıfbank kadın voleybol takımı için artık duygusal olarak bizden biri olmuş Giovanni Guidetti,Anadolu Efes için bazen fanatik yanlışları olsa da Ergin Ataman büyük bir liderlik örneği gösteriyorlar.
Birbirleriyle ve gölgeleriyle kavga etmekten başka maharetleri olmayan futbol camiası bileşenlerine örnek olsun.