Sakladığım çantanı kokunu hapsedebilmek için açmazdım,eşyaların hala içinde,koku kayboldu.
Niye kalana ömürlük miras koku yapmamışlar,hayıflanırım.
Fotoğrafını çekerken bana bakmayan yüzün içimde sızı,arşivimde duruyor.
Gönül gözün hep açıktı,bilirim.
Kaybettikten sonra adımı söyleyen sesin kulaklarımda çınlardı.
Capcanlı,yan odadan gelir,beni uyandırır gibi ve irkilirdim.
Geçen yıllar boyunca aynı çağırışı bulmayı umarak dikkat kesiliyorum.
Ölülerin sesi ne zaman tam olarak kısılır?
Sevdiklerinin kulağı ne zaman sağırlaşır?
Artık seni duyamıyorum ama beni duyduğunu hissediyorum.
Yeni yaşını kutlayacaktık Zubi.
Öte yandasın,diyeceğimi biliyorsun ve orada onikinci yılına giriyorsun.
Buralar hep aynı.Baksana ben bile.Hala senin çocuğun.

