Hayatta düzene hep önem verdim,düzen içinde olunca rahat ettim.
Evimde,odamda,işimde,yaşamda hep bir plan,program oldu.
Abarttığımı düşünüp salmaya meyilli olduğum zamanlar olmadı değil,çok çabuk vazgeçtim.Nasıl rahat edeceksem, aklım nasıl salim kalacak,içime nasıl sığacaksa öyle yaptım;zorlamadan, gönülden…
Örneğin,yüzlerce uçak seyahati yaptım,bir kez uçuş kaçırmadım,hiçbir randevuma gecikmedim (nadiren gecikme riski olursa haber verip erteledim) kimseyi bekletmedim,saatin alarmı hiç çalmadı,anahtarımı hayatım boyunca bir kez unuttum,verdiğim sözleri hiç…
Bunu niye yazıyorum.
Kendime tapınmak için değil.
İyi bir şey olduğundan da emin değilim, ama ben böyleyim.Kişi kendinden bilir işi.İş mi şimdi benimkisi?…
Bu notu yazdığım cep telefonumdaki düzenim,son dönemdeki vazgeçilmezim.
İsimler,soyisimler tam,numara yazımı bir örnek.Ara sıra uygulamaları, widget’ları,sayfaları değiştirmeye yeltensem de kendime göre mükemmel bir düzeni bozuyorsam geri dönüş dakikalar almıyor.Duvar kağıdı, uygulama,renk,klasör seçimleri ayak izlerim.Telefondaki düzeni ancak cihazla birlikte kaybederim.
Kafamda tabular yok.Yeni şeyler keşfettikçe tabii ki düzen ile oynuyorum ama iyiyi koruyarak, sevilen ve yararlı alışkanlıklardan vazgeçmeden.Kendim için yarattığım düzenle mutluyum.
Hayattaki veya telefondaki düzeni kaybedersem biter miyim? Sanmam,yeniden başlar,tekrar ederim.
Çünkü,düzeni kuran benim,böyle mutluyum,hiç kaybettirmedi,yemin ederim.

