İnce işler

Adam kazandıyı zamanın şartlarında partisi,yönetimi aday gösterdi, destekledi,kazanamadı. Kazanamamasının nedenleri türlü çeşitli, içinden çıkamayız,ona girmemeli. Artık,şu noktada,hiç benzemezler bile geleceği kurtarmak için bir araya gelebilmişken,üstelik adına “memleket” dediği parti görünümlü küçük ölçek hayran kitlesi ile kime hizmet edeceği açıkça belli iken böylesi bir tutum içine girmesi ne kendisine yakışır ne de kabul edilebilir değil cidden.
Bu kadar ego hep eleştirdiği adamda da var.Üstelik,aday olabilmek için gerekli imzayı güdümlü olarak toplayabildiğinin belli olduğu ilk günden söylemleri, tavırları zamanında kendisine karşı kazanan adamı çağrıştırır tarzda.
Sanatçılara fırça,acayip benzetmeler,ona buna kafa tutma,sınırsız meydan okuma.
Millete mahalle kabadayısından,padişah bozuntusundan gına geldi,yenisini aramıyor ki.Milletin aradığı hak,hukuk, adalet,demokrasi.
O zaman bu ne perhiz bu ne lahana turşusu.Niye kopyasını seçsin halk,ortada dururken o işin gurusu.Gel vazgeç bu sevdadan,arkanda iyi kötü yüzyıllık parti varken kazanamadın,şimdi çıkmış meydan okuyorsun,oyun taş çatlasa Yalova’nın yarısı.Egonu yenemeyip ayak dirersen,bizde saf sefil çoktur,boş lafa, külüstür vaade kanan her dem bulunur, sonra adın anılır yanı sıra yaşı da yakan odunun kurusu,ömür billah silemezsin, bu cenahta barınamazsın,çoluk çocuk, hayran teban görür seni akitlerin yanında da çizdirirsin karizmayı, bozarsın mekanizmayı,adam olmaz iki kere kaybeden birebirde,sonra yine adam kazandı deyip talim etme öğretim üyeliğine.Biraz ince gör bu zaviyeden işleri,biraz akıllı ol,boşa çıkar adının geçtiği ince işçiliği.

Yorum bırakın