
Milli yas ilan edildi.
Süresi doldu,geçti,bitti.
Öyle mi?
Neden hala şarkı söylemek,dinlemek gelmiyor içimizden?
Dünyaya ait hiçbir şey neden zevk vermiyor?
Bir sonraki depremde yıkılıp yıkılmayacağından hiç emin olamayacağımız yeni binaları dikince tekrar mutlu olacak mıyız?
El ele,göz göze,koyun koyuna göçüp gidenlere giydiremediğimiz bir kefen kadar değeri olacak mı avemelerinizden aldığımız giysilerin…
Onlar ayıp örtmek için giyilecek hesapta, hiçbir ayıbı örtmeyecekler oysa. Ayıp üstte başta değil,akılda,gönülde,yüzde, suratta…
Kusuru olmadığına inanan yüzsüzler yine çıkıp oy isteyecek,vade ve indirim ile baş üstüne dam diye ıstırap örenler malzemeden çalacak,şu dünyada başımı sokacak bir mekanım oldu diye sevinenler ne zaman altında kalacağını bilemeyecek,gün geçecek,herkes mutlu geçinecek.
Ta ki bir sonraki yıkıma kadar.
Aşka,yare,sılaya,memlekete,isyana, adalete,kadere hemen her şeye türkü yaktık.
Ne yaptıysak kendi kendimize yaptık.
Bin kere oldu,bin kere ders almadık.
Alır mıyız artık?
Zor!…
O zaman bari türkülerle gömün beni.
