Yokluk ekleri

Hani konuşuluyor ya ayrışma, ötekileştirme,birbirini dinlememe, anlamama v.b kavramları,çoğumuz şaşırıyoruz artık bu kadar da olmaz diyoruz.

Her ne kadar aynı topraklarda yaşasak, aynı havayı solusak,aynı suyu içsek de insanlarımızda düşünce sistematiği anlamında çok büyük farklar var.Örneğin,din ile uyuşturulanların, modern yaşamı; modern yaşamı benimseyenlerin dini hassasiyetleri anlaması düşünce yapıları itibariyle neredeyse mümkün değil. Birbirlerinin beyninin yıkanmış olduğunu düşünmenin ötesine geçilemiyor.

İster maddi olanak farkları deyin,ister kültürel ve etnik çeşitlilikten dem vurun,ister üzerinde hemfikir olunmuş iyi işleyen bir eğitim sistemi olmamasından kaynaklandığını savlayın,insanlarımızın düşünce dünyaları birbirini anlamaya yatkın ve niyetli değil.

Kendi inandığına,bildiğine tapan,diğerini anlamaya çalışmayan,başka bakış açısıyla düşünmek için kendini zorlamayan,uygarca tartışamayan, bırakın yapmayı düşünüp hayal bile edemeyen bir güruhun hoşgörü göstermesi,kendini başkası yerine koyması,illa kabullenmesi değil ancak asgari müşterekte uzlaşması nasıl mümkün olacak? Bunu aydın geçinenler yapamazken,halkı kim doğru yönlendirecek,verimli bir sonuç almak üzere halk bunu nasıl başaracak?

Bizde aydın bir şehir adı,hoşgörü sade kendine yontulan bir kavram,uzlaşı ise içi boş bir dilek olarak kalmış. Plan,plansızlık;çözüm,çözümsüzlük;yol, yolsuzluk;hak,haksızlık;düzen, düzensizlik olmuş.

Yorum bırakın