Adını anmaktan bıkmadığım Şükrü Erbaş ne güzel tanımlıyor olanı biteni.
Gel de anma,yüz sürme,el öpme.
Kendi ifade ettiği gibi,hayır diyemeyip katıldığı konuşmalarda yazdıklarının nasıl ete kemiğe büründüğünü, dinleyiciler de yaşadıkları boğuntunun nasıl dile dönüştüğünü görüyorlar.
Şuna kim itiraz edebilir?
“Sanırım bize korkuyu öğrettiler sonunda. Sistematik bir cehalet bir şiddetle öğretti bunu.Küçümsediğimiz aptallık öğretti…
Bütün bir toplum,aptal bir uyuşukluk içinde kötülüğün kendi kendini yok etmesini bekliyoruz.”
Deme öyle anam,babam deme…Yüze vurma ayıbı.Hani bunun çözümü?

