Günümüzde çok güzel şarkılar yapılıyor.Ben yaştakiler için geçmişte kalan şarkıların anlamı başka. Anısı,acısı,hazzı ayrı.Yüzlerce kere dinlemiş,türlü duygularımızı akıtmışız o şarkılara,vazgeçilmez onlar.
Eskimeyen şarkılar yeni teknoloji ve olanaklarla,hele ki günümüz usta yorumcularının dilinde bir başka zevk veriyor.
Her zaman tutmuyor doğal olarak.İlk haliyle dinlemekten vazgeçilemeyecek olanlar ve maalesef gerçekten kötü “cover”lar var.
Bana göre “cover” kralları Mehmet Erdem ve Mustafa Ceceli.
“Sarı Çizmeli Mehmet Ağa”‘yı,”Ali yazar,Veli bozar”ı Barış’tan sonra okumak cesaret ister.”Hakim bey”i patlatmak, “Bir harmanım bu akşam” cover’lamak, Tanju Okan’dan sonra “Kadınım”okumak, “Kum gibi”nin üstesinden gelmek,Suavi’den sonra “Yalı çapkını”yorumlamak ancak Mehmet Erdem gibi bir ses ve yorumcunun yapabileceği bir iş.( Son albümdeki “Sevdalılar beni anlar” yorumu da efsane!…)
Mustafa Ceceli müzikalitesi ve enstrümanist geçmişi ile bu sesi başından beri niye sakladın dedirtecek kadar güzel okuyor.Onun okuduğu “Karanfil”i,”Hata”yı,”Beklenen şarkı”yı beğenmemek;”Ne haber aşktan” ve “Bir zamanlar deli gönlüm” yorumlarını dinlememek mümkün değil.
Eskimeyen şarkıların güncel yorumları geçmişle günümüz bağlantısını kurmak, korumak,yaşatmak isteyen ben gibi vefalı dinleyiciler için ilaç niyetine.

