Eşya,giysi değerlendirmeyi severim.
Rahmetli annemin sık giydiği,çok cepli ve fermuarlı yeleğini onu kaybettikten sonra kimseye vermeye kıyamamış, kendime saklamıştım.Her kış en az bir kaç kez giyerim.
Geçenlerde yine sırtıma geçirdim.Oldum olası çok cepli giysiler hoşuma gider.Bir süreliğine de olsa çanta taşımaktan kurtarır beni.Bahsettiğim yeleğin o kadar çok cebi var ki keşfetmek bile bayağı zaman alır.
Yeleğin gizli bir cebini çok geç farkettim. Dışarıdan gözüken başka bir cebin içinde,tam sol göğüs üstünde,yani kalp hizasında.
Cep içinde bir çengelli iğne.En büyüğünden.Belli ki tedbirli hatun dışarıda kıyafetinin fermuar veya düğmesine bir şey olursa diye emniyet olarak bulundurmuş.
O yelek ve gizli cebindeki bu çengelli iğnenin,öte tarafta olsa bile,yıllar sonra sol yanımdan beni ona bağlayacağını nereden bilsin iliştirirken.
Kaybettiklerimizin hatıraları bir şekilde bizi buluyor,bırakmıyor. İşaretler yakınımızda,etrafımızda. Farkında olsak da olmasak da.

